Saç Dökülmesi Genetik midir?

Saç Dökülmesi Genetik midir?

Bu yazı Dr. Zafer Ulusan tarafından önemli yayınlar taranarak yazılmıştır.

,Saç hem fizyolojik hem de psikolojik önemi olan bir organımızdır. Bizi güneşin oltraviole ışınlarına karşı korur ve biyolojik bir haber verici gibi hareket eder. En azından batı dünyasında kadınlarda güzelliğin ve gençliğin işareti olarak kabul edilir. Erkeklerde canlılığın ve gençliğin göstergesi olarak ele alınır. Bu nedenle saçları kellik derecesinde dökülen bir kişinin tıbbi yardım araması normal karşılanmalıdır.

Saçlarımızın neden döküldüğünü anlayabilmek için nasıl büyüdüğünü incelemek gerekir.Sağlıklı bir insanda erkek ya da kadın,saçlı deride 80000 ile 120000 canlı saç kökü vardır. Saç kılının bileşimi keratinden oluşur ve bu madde saç köklerindeki hücrelerde bulunur. Tüm saç kökleri saçların büyümesini ya da istirahata geçmesi dönemlerini ardı ardına yaşarlar.

Büyüme fazına anagen fazı denilir ve bu 2 ile 6 yıl sürer. Saçların büyüme hızı günde 0,3 mm ayda 1 cmdir. Maksimum ulaşılabilecek uzunluk anagen fazın uzunluğuna bağlıdır. Bu fazın arkasından kısa bir katagen fazı yaşanır ki geçiş fazıdır arkadan 2-4 ay sürecek telogen fazına geçilir. Telogen fazında saç kökleri dinlenir bu sırada saçlar dökülür.

Normalde ortalama 100000 saç birbirinden bağımsız olarak büyümektedir. İçeriden ya da dışarıdan etkileyen faktörler saç fölliküllerini senkronize bir şekilde büyütmeye devam ederler. Bunun için anagen fazından telogen fazına geçişi erkene alıp 2-4 ay sonra görülebilecek belirgin bir saç dökülmesine yol açabilirler. Bu faktörler hormonlar, büyüme faktörleri, ilaçlar ve mevsimsel faktörlerdir.

Saç büyüme döngüsünü kısaca şöyle özetleyebiliriz. Anagen 3 ile 3 6 yıl,katagen 1-2 hafta, telogen 2-4 ay.

Saç dökülmesi olan bir kişiye neler sormak gerekir: Burada dökülmeden kast edilen şey günlük dökülen saç miktarı mı artmıştır (Effluvium) ya da saçların azaldığını dışarıdan gözlemlemeye mi başladık? Günde 100 kıla kadar saç kılının dökülmesi normaldir. Burada önemli olan soru ilaç kullanıp kullanmadığını öğrenmektir. Pek çokm ilaçta saç dökülmesi yan etki olarak yazılsa da gerçekte sadece bir kaç ilaç saç dökülmesi yapar.

Örnek olarak heparin injeksiyonları yapılan bir kişide 2-4 ay sonra saç dökülmesi olması normaldir. Kadınlarda oral kontraseptif ilaç kullanımı sorgulanmalıdır. Yeni başlaması ya da bırakması önemlidir. Geçici post partum yani doğum sonrası dökülme normaldir. Burada doğumun stresi ve hormonal değişiklikler pek çok saç follikülünün anagan fazdan telogen faza geçişini arttırır böylece 2-4 ay sonra saçlar dökülmeye başlar.

İleri derecede toksik olan bazı ilaçlarda ağır folliküler hücre hasarı olur. Kemoterapotik ilaçlar bunlara örnek olarak gösterilebilir.Saç kılları folliküller içinde bozulurlar parçalanırlar bu süreç 1 ile 3 hafta sürer. Hastalara bir teselli olarak bunların büyüme fazındaki kıllar olduğu ve daha sonra daha kalın olarak çıkacağı anlatılmalıdır. Bazen yapısal değişiklikler de olur ve düz saçlar kıvırcık çıkabildiği gibi tam tersi de olabilir.

Şu iki kelimeyi iyi anlayalım:Günlük saç dökülmesi artarsa buna effluvium, saçlarımızın döküldüğü görülür hale geldiyse alopesi (kellik) denir.

Saçlı derinin muayenesi yapılmalıdır. Saç dökülmesi yaşana bölgenin iyice incelenmesi gerekir. İnflamatuar bir olay olup olmadığına bakılmalıdır. Kızarıklık , kabuklanma, varsa psoriasis veya ekzemanın alopesi yaptığı düşünülebilir. Büyüteç ile incelenmesi de yardımcı olabilir. Saç çekme testi yapılarak çekilmeye bağlı dökülme olup olmadığı incelenebilir. Lastik kol bandajını sürterek 20-50 saç kılı koparılabilir ve bunlar mikroskop altında incelenebilir. Büyüme fazındaki kıllar kökler incelenerek ayırt edilip sayılabilir. Telogen fazdaki kıl sayısı 20% nin üzerinde ise saçlardaki dökülmenin artmıl olduğunu söylemek mümkündür. İnvaziv olmayan fototrikogram ile de anagen telogen oranı hesaplanabilir ama burada kök anomalisi bakılamaz. Örneğin distrofik saçlar belirlenemez.

Yaygın saç dökülmesinde yapılacak testler : demir eksikliği testi, tiroid hormonları ve evre iki sifiliz testidir. Sifiliz nadiren rastlanılan bir hastalık fakat ilerlerse nörosifilize dönişebileceği için hastanın öyküsünü dinlemek ve TPPA testini yaptırmak yerinde olur.

Androgenetik alopesi: En sık karşılaşılan saç dökülmesi yani alopesi tipidir. Erkeklerin 70% ini kadınların 40% ını etkiler. Dokusal olarak inceleme yapılırsa saç köklerindeki hücrelerin giderek boyutlarının küçüldüğünü genetik olarak duyarlı olan bölgelerde saçın büyüme fazının kısaldığını ve saç kılının gövde kalınlığının azaldığını yani inceldiklerini görürüz. Erkekelrde karakteristik saç dökülmesi örneği şöyledir:Ön çizgi silinir şakak çizgileri silinir ve açılır, tepeye doğru olan alanlar dökülür.Erkeklerdeki saç dökülmesi Norwood –Hamilton örneği olarak adlandırılır. Kadınlardaki örnek daha farklıdır. Saçlı deride orta çizigi ve yakınındaki bölgede yaygın incelme görülür. Buna Ludwig tipi saç dökülmesi denir.

Trichogram: Aktif olarak büyüyen anagen fazdaki saçların ve telogen yani dinlenme fazındaki saçlara oranına verilen isimdir. Normal değerleri 80% den büyük ve 20% den küçüktür.Androgenetik alopesi androgen reseptörünün genetik varyansı olarak tanımlanır. DHT yani dihidrotestesteron testesterondan oluşur burada anahtar rolü oynayan enzim 5a-redüktazdır. Erkek tipi kellikte kanda bulunan testesteron ile kellik arasında bir bağlantı yoktur. Burada patoloji belli bölgelerdeki saç folliküllerinin dolaşımdaki androjene hassas olmalarıdır. Bu genetik olarak geçen bir genetik değişimdir. Pek çok gen bu olayla ilgilidir.

Androgen reseptörünü geni X kromozomunda bulunur. Bundan dolayı erkek tipi kellik anne tarafından iletilen bir kalıtsal özelliktir. Bayanlardaki androjenetik alopesi verileri dağınık olamsına rağmen genetik bir eğilim oduğuna dair bir şüphe yoktur.